Vergi hukuku uygulamalarında sıklıkla karşılaşılan ve mağduriyetlere yol açan, engelli bireylerin araç iktisaplarında tescil öncesi vefat durumunda Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) istisnasının akıbetine ilişkin hukuki ihtilaf, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 8 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararı ile çözüme kavuşturulmuştur.
Çınar Hukuk ve Danışmanlık olarak, vergi idaresinin hukuka aykırı tarhiyatlarına karşı emsal teşkil eden bu kararın hukuki analizini bilgilerinize sunarız.
İlgili uyuşmazlıkta; %100 oranında engelli sağlık kurulu raporu bulunan muris adına, 4760 sayılı ÖTV Kanunu’nun 7/2-a maddesinde düzenlenen istisnadan faydalanılarak bir araç satın alınmıştır. Araca ilişkin fatura kesilmiş, katma değer vergisi hesaplanmış ve aracı satan bayi tarafından ÖTV beyannamesi verilerek damga vergisi ödenmiştir. Ancak, aracın trafik siciline tescili aşamasında, tescil işleminin yapıldığı gün tescil saatinden kısa bir süre önce muris vefat etmiştir.
Vergi idaresi, Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği’nde yer alan "Kayıt ve tescil ettirilmeden malul veya engellinin vefat etmesi durumunda istisna uygulamasından yararlanılamaz" düzenlemesini gerekçe göstererek, murisin yasal mirasçıları (vârisleri) adına miras payları oranında resen ÖTV, KDV ve bir katı tutarında vergi ziyaı cezası tarh etmiştir. Bu idari işleme karşı açılan davalarda Bölge İdare Mahkemeleri arasında çelişkili kararlar verilmesi üzerine konu Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna intikal etmiştir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, idarenin tesis ettiği cezalı tarhiyat işlemini temel anayasal ilkeler ve vergi mevzuatı çerçevesinde değerlendirerek mirasçılar lehine karar vermiş ve içtihat aykırılığını gidermiştir. Kararın dayandığı temel hukuki argümanlar şunlardır:
Verginin Kanuniliği İlkesi ve Normlar Hiyerarşisi: Anayasa'nın 73. maddesi uyarınca vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler münhasıran kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. İdarenin tebliğ, genelge gibi düzenleyici işlemlerle kanunun çerçevesini aşarak yeni bir mali yükümlülük ihdas etmesi veya kanunla tanınmış bir istisna hakkını daraltması hukuken mümkün değildir.
Kanunda Kısıtlayıcı Hüküm Bulunmaması: 4760 sayılı ÖTV Kanunu'nda, faturası kesilen aracın tescilinden önce hak sahibinin vefat etmesi hâlinde istisnanın ortadan kalkacağına dair herhangi bir kanuni düzenleme mevcut değildir. İdarenin tebliğ ile getirdiği bu kısıtlama, kanuni dayanaktan yoksundur.
Vergiyi Doğuran Olayın Tespiti: ÖTV Kanunu'na göre kayıt ve tescile tabi araçlarda vergiyi doğuran olay "ilk iktisap"tır. Danıştay, araç teslimlerinde KDV ve ÖTV uygulamaları dikkate alındığında, vergiyi doğuran olayın tescil anında değil; motorlu araç ticareti yapanlardan edinimi belgeleyen "faturanın düzenlenmesi anında" gerçekleştiğini kabul etmiştir. Fatura kesildiği tarihte muris hayatta olup istisna şartlarını taşıdığından, sonradan gerçekleşen vefat durumu kazanılmış istisna hakkını ortadan kaldırmaz.
KDV Yönünden Değerlendirme: ÖTV istisnasının hukuka uygun olduğu saptandığından, mal bedeli üzerinden ayrıca resen KDV tarhiyatı yapılması ve ceza kesilmesi de hukuka aykırı bulunmuştur.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bu kararı; idarenin, kanunların kendisine vermediği yetkileri tebliğler yoluyla kullanarak mükellefler ve mirasçılar üzerinde haksız vergi yükü oluşturamayacağını kesin bir dille teyit etmiştir. İdari işlemlerin şekli dayanaklardan ziyade hukukun evrensel ilkelerine, normlar hiyerarşisine ve mülkiyet hakkına uygun olması gerektiği bir kez daha vurgulanmıştır.
